Sen ağa ben ağa bu ineği kim sağa ?

Evlilik sorunların başlıca kaynağı suni olarak yükseltilmiş egolardır. Prenses olarak büyütülmüş kızlarımız ile paşa gibi büyütülmüş delikanlılarımız evlilik kurumunda bir araya gelince ortaya bu sorun çıkmaktadır.

“Sen ağa ben ağa bu ineği kim sağa?”

Zamanla evlilik oturunca geçer denilen şeyler yuvayı yıkabilmektedir. Çünkü yüksek ego ve bencillik topluma sari bir hastalık haline gelmiştir. Çocuklara has bencillik büyüdükçe kaybolması gerekirken, tüketim sektörünün topluma aşıladığı doyumsuzluk ve bireyi öne çıkarma hastalığı nedeniyle benmerkezcil yaşam yaygınlaşmıştır. Bu da kişilerin kendisini her şeyin ve herkesin önüne koymasına yol açmaktadır. Kendisini şımartmış ve doyumsuz bireylerin bir başkasıyla müşterek yuva kurması oldukça zordur.

Sorumlulukları paylaşma

Yeni evli çiftlerin ilk yaşadıkları sorunlar genellikle sorumlulukları paylaşamamaktan kaynaklanır. Çünkü bir başkasının veya evin sorumluluğunu daha önce üstlenmemişlerdir. Zamanla bu sorun halledilir, eşler kendisine düşen görevleri öğrenir ama bu konuda yapılan kavgaların neden olduğu kalp kırıklıkları başka kavgaların sebebine dönüşebilir.

Kaprisler

Çiftler evlenmeden önce kapris yapacakları, kum torbası gibi kullanacakları birilerini bulmakta zorlanmazlar. Genellikle anne babalarına veya en yakın arkadaşlarına zehir akıtıp rahatlarlar. Fakat evlilikte kaprisi çeken bulunmaz. Çiftler birbirlerine kapris yapmaya kalkışırlarsa sonucu cırıltı kıyamettir. Büyüklerimizin dediği “kavga sırasında biri konuşursa öbürü sussun” formülü gençlerde işe yaramaz. Çünkü susanın hep karşıdaki olmasını isterler.

Evlilik zamanla dengeye oturur ama bu eşitlikçi bir denge olmayabilir. Bazen birisi diğerini çığırtkanlığıyla bastırır. İşte bu depresyonların, aile içi şiddet ve aldatmaların ana kaynağıdır. Hıncını alamayan birey intikamını başka türlü almaya çalışır. Bazen aldatma ile bazen şiddet ile karşısındakinden intikam almaya çalışır. Bazen de içki ve kumar gibi alışkanlıklara gömülerek unutmaya çalışır.

Bazen de hiçbir şey olmaz. İlgisizlik olur. Çiftler birbirlerini kalplerinden sessizce çıkarırlar.

Medyanın etkisi

Yüksek egonun ve çiftlerin birbirine yanlış davranmalarında medyanın etkisi büyüktür. TV’de izlediğimiz filmlerde baş roldekilerin daima çilelerini çeken, paspas gibi kullandıkları birileri vardır. İzleyiciler de kendilerini böyle konumlandırırlar. Gerçek hayatta da birilerinin kendilerine koşulsuz katlanacaklarını, hatta katlanmaları gerektiğini düşünürler. Halbuki hayat filmlerde olduğu gibi değildir.

Ayrıca tüketim sektörü medya aracılığı ile bencillik ve doyumsuzluk pompalar. Bu kişinin empati kurmasının ve az ile yetinmesinin önünde engeldir.

Çare?

İyi bir karı veya iyi bir koca olmanı çaresi önce “İnsan” olmaktır. Nefsinin kölesi olmuş insanların evliliklerini sağlıklı olarak yürütebilmesi imkansızdır. Heva ve hevesleri dengede tutmak, empati, fedakarlık gibi kavramlara uzak olmamak gerekir.

 

Bu yazı 689 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak