Öfke kontrolü yapılmalı mı ?

Öfkeyle kalkan zararla oturur demiş atalarımız. Doğru de demişler. Öfke halindeyken insanın karar verme yetileri düşer, üstelik başkaları incitildiği için yıllarca bir bir zahmetle kurulan dostluklara zarar gelir.

Bir de madalyonun tersi var. Eşiniz kötü bir laf etti. İncindiniz. Patronunuz aşağıladı sineye çektiniz. Arkadaşınız kazık attı, üzerinde durmamaya çalıştınız. Bir süre sonra her şey üzerinize gelmeye başlar. İnsanlara verilemeyen cevaplar, sürekli sineye çekmeler içeride öfke kasırgası oluşturmaya başlar. Biriktirip biriktirip sonra zamansız bir yerde suçsuz birisine kusarız.

Yani hesap gene aynı içeride öfke birikiyorsa bir şekilde bunu yansıtacağız. O zaman nerede kaldı öfke kontrolünün hikmeti ? Sonuç gene aynı olacaksa ne diye tutuyoruz ki kendimizi. Tutmayalım kendinizi, salalım gitsin.

Bunu söylemek kolaysa da icraatı baş ağrıtır. Hakikaten de öfke ile kalka zararla oturur. Peki ne yapmalı ? Trafikte korna çalıyoruz, maçta hakeme bağırıyoruz ama yeterli değil. Asıl soruyu soralım:

“Öfke kontrolü yapılmalı mı yoksa yapılmamalı mı?”

Öfke kontrolü yapılmalı, ama bu iş kanın beyne hücum ettiği zamanda değil, çok daha öncesinde olmalı. Çünkü öfke anında mantık sükuta uğruyor. Öfkenin zarar getireceğini söyleyen beyin neredeyse işlevsiz kalıyor. BU nedenle öfke kontrolü mekanizmasının çok öncelerden bilinç altına yerleştirilmesi lazım.

Bununla birlikte öfke anında yapılabilecek pratik çözümler de var. Öfkenin nasıl kontrol edilebileceğini sonraki yazımızda bulabileceksiniz.

Bu yazı 605 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak