Kutlu doğum haftası uygulaması ne zaman başladı ?

Bildiğiniz üzere önümüzdeki hafta kutlu doğum haftası.(14-21 Nisan) Kutlu doğum haftasında camilere hapsolmuş dinin kitlelere tanıtılması için çalışmalar yapılır, konferanslar verilir, törenler düzenlenir. Ayrıca kitap günleri olur.

Peki kutlu doğum haftası ne zamandan beri kutlanıyor derseniz aslında kutlu doğum haftasının miladı takvime bağlanması yeni bir olay. 1989 yılında Mevlid Kandilinin (Rebiülevvel’in 12’si)  Peygamberimizin miladi doğum günü olan 20 Nisan’a denk gelince o hafta kutlu doğum haftası ilan edilmiş.Bir kaç yıl sonra Mevlid Kandili ile Kutlu Doğum Haftası denk gelmemeye başlamış. Malum Hicri Takvim ile Miladi Takvim arasında gün farkı var. 1994 yılında Kutlu Doğum Haftası uygulaması Miladi Takvime sabitlenmiş.

Peki Arap ülkelerinde Kutlu Doğum Haftası var mı?

Tabi ki Arap ülkelerinde Kutlu Doğum haftası diye bir uygulama yok. Yani Kutlu Doğum Haftasını bir tek biz kutluyoruz? Muhtemelen Mevlid Kandili varken bir de Kutlu Doğum Haftası diye bir şeye ihtiyaç duymamışlar.

Önceki yıllarda da yüz yıllarda da benzer uygulamalar olmuş ama bunu miladi takvime göre kutlayan sadece biziz.

Kutlu Doğum Haftası gündeme gelince uygulamayı “bidat” olarak niteleyenler ve karşı çıkanlar olmuş. Bildiğiniz gibi dinde olmayan bir uygulamayı sonradan yürürlüğe sokmak bidat oluyor. Peki Kutlu Doğum Haftasını kutlamak bidat mi?

İlk görüş “yok canım daha neler” yönünde.  Kutlu Doğum Haftası beşeri bir tören veya kutlama olduğu için bidat değildir deniliyor bu görüşe göre.

İkinci görüşe Kutlu Doğum Haftası’nı kutlamak “bidat-ı hasene” yani bidat bile olsa iyi bidat. Aynı tespih çekerken tespih kullanmak gibi. Bildiğiniz gibi tespih sonradan icat edilmiş bir şey. Sahabi efendilerimiz elleriyle sayarak tespih çekerlerdi. Tespih icat edilince tespih kullanılmaya başladı. İşte bu tür uygulamalara bidatı hasene deniliyor. Yani sonradan ortaya çıksa da dine zarar vermeyen hatta faydalı bir uygulama.

Üçüncü görüşe Kutlu Doğum Haftası kutlamak bidat. Çünkü Mevlid Kandili varken bir de böyle kutsal bir zaman dilimi icat etmek bidat. Gerçi bu görüşe Mevlid Kandili de kutlamak sakıncalı. Çünkü dinimizde kutsal olan yer ve zamanlar belli. Bayramlar, Cuma günleri, Kadir Gecesi gibi örneğin. Peygamberimizin (SAV) doğum günü yani Mevlid Kandili’nin kutlanacağına dair ayet veya hadis yoktur. Müslümanlar Peygamberimize (SAV) olan sevgi ve hürmetinden ötürü Mevlid Kandilini kutlamaktadır. İşte bu nedenle bu görüşe göre  Kutlu Doğum Haftası kutlamak bidattir.

Peki aslıda Kutlu Doğum Haftası nı kutlamak bidat midir değil midir?

Bunu kişinin niyeti belirler. Kutlu Doğum Haftasını dini gereklilik olarak kutlayan veya dini anlam yükleyen kişiler bidat işlemiş olurlar. Hatırlatmak gerekirse bidat işlemek kebairdendir. Yani büyük günahlardandır. Tıpkı ana babaya karşı gelmek, adam öldürmek, mahkemede yalan şahitlik yapmak gibi. Bu nedenle internette  arama motoruna “Kutlu Doğum Haftasında yapılması gereken ibadetler”  yazanlar bidat riskiyle karşı karşıyadır.

Bununla birlikte Kutlu Doğum Haftasına dini bir anlam yüklemeyip bu haftayı Peygamberimizi (SAV) anma vesilesi, dini yayma ve öğrenme vesilesi yaparsanız bidat olmaz.

Esas itibariyle karşılaştığı her şeyi Rabbine yakınlaşmaya vesile edenler, üzücü olaylardan ders çıkarıp,  nimetlere şükretmeyi bilenler şu kısa dünya hayatını en kazançlı şekilde değerlendirenler olacaktır. Bu nedenle madem ülkemiz böyle bir haftayı kutluyor, biz neden fırsata çevirmeyelim? Özellikle bu hafta düzenlenen kitap fuarlarından istifade edilmeli. Güzel konferanslar var, bu hafta sonu sinema yerine dini bir konferansa gidebiliriz. Kitap fuarlarından kitap satın alıp hediyeleşme sünnetini yerine getirebiliriz. Belki de küskünleri barıştıracak hediyeler buluruz bu fuarlarda. Özellikle Ankara’da Kocatepe Camii yanındaki kitap fuarı çok kapsamlı bir fuar. Güzel indirimler var, tavsiye ederim.

 

Bu yazı 2900 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak