Kötülüğe nasıl karşılık verilmeli?

Karşınızdaki insanın olumsuz bir davranışıyla karşılaştınız. Ne yaparsınız? Aynıyla mukabelede mi bulunursunuz, yoksa beddua edip Allah’a mı havale edersiniz? Allahü Teâlâ, İlahî Beyan’da ve Resûlü aracılığıyla böyle bir durumda sadece tek bir şeyi öğretiyor biz kullarına: “Kötülüğü, iyiliğin en güzeliyle ortadan kaldır.”

Meşhur kıssadır anlatılır: “Bir defasında, adamın biri Hz. Ebu Bekir’e gelip sürekli hakaret etti, o hakaret ettikçe Hz. Ebu Bekir dinledi, cevap vermedi. Orada bulunan Peygamber Efendimiz (sas), tebessüm ediyordu. Nihayet, Hz. Ebu Bekir dayanamayıp sert bir karşılık verince Hz. Peygamber’in çehresi değişip oradan ayrıldı. Hz. Ebu Bekir peşinden koşup ayrılmasının sebebini sorunca, ‘Sen sükût ettikçe bir melek senin yerine ona cevap veriyordu, fakat sen ağzını açınca yanına şeytan geldi. Ben şeytanın olduğu yerde bulunmam’ dedi.” Bu kıssada görüldüğü üzere, kötülüğe kötülükle karşılık vermek, Peygamberimiz’i (sas) ve melekleri hoşnut etmezken, şeytanı nasıl da sevindiriyor.

Peki kötülüğe nasıl karşılık verilir?

Hz. Musa ve Firavun kıssasında bunun ipucu veriliyor:

Firavunun yaptığı zulümler, ne kadar zalim olduğunu gösteriyor; peki, zalime bir peygamber nasıl davranmıştır? “Hz. Musa ve Hz. Harun’a Allahü Teâlâ diyor ki: ‘Firavun ve hanedanı artık azdı. Kendilerini tanrılaştırdılar. Onlara varın ve yumuşak söz söyleyin.’ Yani ‘Ey Musa, Firavun’un sonu geldi. Onların işini bitirmenin tek yolu, ona yumuşak söz söylemek.’ Aslına bakarsanız sır burada gizli. Sen peygamberce davran, işini yap, Allah onun işini bitirecektir. Demek ki zulmü esasen biz engellemiyoruz. Allah’ın esas ve emirleri doğrultusunda davranıp insanlığımızdan ödün vermediğimizde Allah onun işini bitiriyor.”

Bu yazı 832 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak