Kısa yoldan nasıl fakir olunur, zor para kazanma mümkün mü?

Nasıl kısa yoldan zengin olmak çoğumuzun hayaliyse, kısa yoldan fakir olmak, yoksullaşmak da çoğumuzun hayali olmasa da alışkanlığıdır. Bunu başaran o kadar çok sayıdaki kişidir ki, onlara sıradan vaka olarak bakarız, hiç de imrenmeyiz. Çocuklar onlara hiç imrenmez. Belki absürt olmak isteyen gençler onlara ilgi duyabilir. Belki tiyatroda, sinemada yoksul rolü yapmak cazip gelebilir. Çoğu kişi kısa yoldan zengin olmak için piyango, kumar veya borsa gibi şansa dayalı tercihler yapar, ama kısa yoldan fakir olur. En azından manen, ruhen fakirleşir, bunu garanti edebiliriz. Herkes dışını, yüzünü makyajla, briyantinle, tarakla bezer ama içini bezemez. Mevlana unutulmuş gibidir bu topraklarda. Bankalarda 1 Mevlana, 2 Mevlana geçmez. Belki Barış Manço’nun Fransa’daki radyoda söyleşi konusu olan şarkısında geçer.

Şanslı olan er kişi ne zengin, ne fakir doğar. Zenginliğin de türlü çeşitli belaları vardır, şöhret olmanın da. Biri yer biri bakar, rahat olmaz, ondan da kıyamet kopar. Evliya Çelebi zengin miydi? Yoksul muydu? E şıkkı mıydı?

Peki kısa yoldan zengin olanlar bu hataya nasıl düşüyor? Hemen aklımıza kötü ve acemice yollar geliyor. Gerçekten de kısa yoldan fakir olanların tamamına yakını “ahlak yoksunu”, başarısızlık için her yolu mübah mı görüyorlar. Acaba ahlakımızı kaybetmeden, yasadışı yollara sapmadan kısa yoldan fakir ve huzur içinde manen varlıklı, keyifli olmanın bir yolu var mıdır? Yoksa kolay yoldan para kaybetmenin  yolları hep uyanıklıktan mı geçer? Saflar neden yoksul olmaz?

Aslında kısa yoldan para kaybederek paradan kurtulmanın, riskli ve yüksek meblağlarla kumar oynama gibi pek parlak yöntemleri vardır ama bu yola sapılmasa iyi olur. En iyisi delik cep teoremini hayata geçirmektir. Terziye bir sinir projesi olarak cebi tam kapanmayan bir pantolon, ceket diktirirseniz, bir bakmışsınız, bu iş bir gün gelip oluvermiş. Ama Yeşilçam sinemasında bunun tersi de geçerlidir, Birinde “Herkese bir ev parası, pantolon bankası” diyen şen Turist Ömer Sadri Alışık, film sınırları içerisinde de olsa bir günde zengin oluvermişti bu pantolona sahip olarak. Ama tabii bu işte turizmin de payı büyük olsa gerek. Ömer bir turisttir çünkü.

Gelin çok fakir olmayın, az fakir olmakla yetinin, biraz sorun bırakın kafanızda çözecek. Belki böyle çok fakir olamayacaksınız, bunu başaramayacaksınız ama, gelin arada sırada abur cubur para harcamayı da unutmayın. Ne de olsa tatsız bir parça bırakmak hayatı daha neşeli ve maceracı kılar. Hiçbir zorluğu olmayan, tamamen yoksul bir yaşantı da çekilmez hani.

Bu yol uzun da olsa, kolaydır, daha kolayını istemek de işi zorlaştırır hani. Yol kısa olsaydı daha bir zor olacaktı. Veya zor gelecekti anlıyordunuz. Felaket bir yol aslında, ne zor olduğunu, ne kolay olduğunu anlıyordunuz. Lanet olasıca yollardan hangisine sapsanız tuhaf bir yan vardır filan.

İşinizi yoluna sokunca çok kazanır, dehşet bunalıma girersiniz. Manevi bunalımlar içinde kıvranırsınız. Eğer kendinizde bir cevher olduğunu düşünüyorsanız işte kısa yoldan yoksul olmanız için yapmanız gerekenler…

Sektör geçimi

Önce kendinizi bir sınayın, aç, susuz ve borç almadan kaç saniye yaşayabiliyorsunuz. Sonra bunun logaritmasını alıp en büyük ortak bölenle çarpın. Yumurta kıvama gelince omlet hazırdır. Omlet ne de olsa zengin yemeğidir. Onu yola dökün. Yazın kırdığınız yumurta asfalt yolda kızarıyor mu onu ölçünüz. Zaten bütün bunları yaparken zamanınız boşa geçmiş olacak, yoksul olmaya hak kazanacaksınız.

Mahallede oyunu kuralına göre oynayın, saklambaç oynarken sobe demeyi unutmayın,

Oyunu kuralına göre oynayanlar ve oyunun kurallarını belirleyebilenler öyle kolay kolay para kaybedemezler. Bir de tersinden bakın. Zengin olmak ne kadar sıkıcı bir süreç, siz araç, para amaç oluyor. Bunu hangi babayiğit hazmedebilir?!

Kararsızlık

Kararlı mısınız? Kararsız mısınız? Lütfen bir karar verin!  En iyi karar en kötü kararsızlıktan daha kötüdür, çünkü kararlılık monotonluğu davet eder. Kararlılık iyi olsaydı entropi hiç artar mıydı.

Başarı için kafaya takmak, başarısızlık için ise kafaya takmamak en iyisidir. Peki siz hala kafaya takmanın hala iyi olduğunu düşünenler den misiniz?

 -Disiplin: Ortada çok çeşitli disiplinler var. En iyisi bir kerde hepsinden olmak, yani çok disiplinli olmaktır.

-Azim: Azim de disiplin gibidir ciddiye alınmalı ama her zaman azimli olmak da bazen kötüdür falan. İnsanı yorabilir.

 -Çalışma: Kısa yoldan adam olmanın en iyi yolu çalışmaya çalışmadan çalışmaktır.

İlişkiler

Fakir ve başarısız insanların arkasında hep görünmeyen ama manevi olan değerler vardır. Ama bu kişilerle kimse ilgilenmez, değerler onları yalnız bırakmasa da, kişler yalnız bırakır, çünkü manevi değeri çeken kişiler başkalarına para kazandırmazlar. Kendileri kazanmak istemiyor ki…

Sağlık

Siz de kısa yoldan sağlıklı olmak istiyorsanız cebinizi, kasanızı, cüzdanınızı boşaltınız, hayır kurumlarına bağışlayınız.

Önünüzün açılması:

 Önünüzün açılması için trafikte kornaya fazla yüklenmeyin, nihayetinde şişecek olan kendi kafanızdır.

 Farklılık

Farklı olmak kısa yoldan önem kazanmanın, yadırganmanın en müspet yoludur.

 Zeka ve yetenek

Kısa yoldan fakir olmak için yetenek gerekmez, azim her şeyi çözer, kesenizi boşaltır. En iyi arıtma da budur.

 Faydalı olma

Daima değil, arada sırada “faydalı” olmayı düşünmelisiniz. Böylece fazla dikkati çekmezsiniz. Yoksul olmanın bir şartı ve avantajı da dikkati çekmemek, şöhretten yorulmamaktır. Fakir kalın, yaşamanıza bakın. Sizi zengin olmaya çalışmıyorsunuz diye suçlayanlara da aldırış etmeyin. İçinizi bezeyin. İçerisini gösteren aynalar da vardır. Görünmezler.

 

Bu yazı 587 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak