İyilikte ölçü ne olmalı?

Başkalarına yardım etmek, düşeni kaldırmak, muhtacın ihtiyacını gidermek tüm dinlerde makbul her türlü beşeri anlayışta geçer akçedir. Acaba iyilikte bir ölçü var mıdır ? Çünkü atasözleri iyilik yap denize at derken, gerçek hayat merhametten maraz doğar dersi vermekte.

Dinimiz iyilik yapmayı “birr” kapsamı içinde görmüştür. Birr nedir? Birr îman, doğruluk, güzel ahlâk, sâlih amel, hayır, iyilik, ihsan, Kur’ân ve sünnete uyma, farzları eda etmek ve masiyetleri terk etmek gibi insana sevap kazandıran ve Allah’ın rızasına vesile olan her türlü hayırlı amellere, itâatlere ve güzel davranışlara denir. Peygamberimiz (a.s.) “Birr, güzel ahlâk’tır” buyurmuştur (Müslim, Birr, 14. III,1980). (bk. Berr) (İ.K.)

Dinimiz iyi olan her şeyi “birr” olarak tanımlamış ve tavsiye etmiştir. Bununla birlikte dinimiz itidal dinidir. Yani aşırılıklardan uzak durmayı öğütler.

Nitekim bir hadisi şerifte “iyilik ettiğinin kötülüğünden korun” denilmektedir. Başka bir hadiste de “Düşük karakterli birine iyilik ettiğinde kötülüğünden sakın” denilmektedir. Demek ki dinimiz iyiliği tavsiye ederken buna da bir sınır koyuyor. İyilikten maraz doğabileceğini hatırlatıyor. Yani iyilik yapın ama aptallık derecesinde değil, iyilik yapın ama asalaklara , iyi niyetinizi suistimal etmek isteyenlere de fırsat vermeyin diyor.

Düşük karakterli, başkasının sırtından geçinmeye alışmış başka bir tabirle fırsatçı kişilere iyilik yaparken ölçüyü korumak gerekiyor. Bu kişilere iyilik yapmanız onların sizin üzerinizdeki sömürü hayallerini besleyebilir veya iyiliği kestiğinizde size karşı hırçınlaşmalarına yol açabilir. Hatta size karşı şiddetli düşmanlık gösterebilirler.

Bildiğiniz gibi Hz. Ali (ra) camide namaz kılarken arkasından saplanan zehirli kama ile öldürülmüştür. Bir insanı arkadan vurmak, özellikle kutsal bir mekanda namaz kılarken öldürmek ne kadar haince değil mi ? Hz. Ali henüz ölmeden önce katili huzuruna getirirler. Katil aşırılığa kaçmış bir mezhep olan harici mezhebindendir. Yani müslümandır. Hz. Ali (ra) katili görür görmez tanır ve ilk sözü şu olur:

“Sana ne kadar da çok iyilik etmiştim”

Hz. Ali (ra)’yı geçimini üstlendiği, çok iyiliği dokunduğu bir adam şehit etmişti. Besle kargayı oysun gözünü misali.

Bu olay bize sağlam bir ders vermektedir. Demek ki iyilik yaparken iyiliğin kime yapıldığı önemli. Ne ölçü de yapıldığı da. Asalak ruhlu veya nankör insanlara yapılan iyilik bize kötülük olarak dönecektir. Bu hadis bize iyilik yapmamayı değil, iyilikte bile ölçü olduğunu, çalışıp kazandığını ben yiyemedim sen ye diyerek fırsatçılara kaptırmanın dinde yeri olmadığını göstermektedir. Ayrıca iyilik yaparken karşılık beklenmemesini, insanların nankör olabileceğini, iyiliğin ancak Allah (cc) rızası için yapılması gerektiğini de hatırlatır.

 

Bu yazı 679 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak