Hacet duası

Hacet duası, hacet namazından sonra edilir. Dinimizde dua her şekilde edilebilir. Ali İmran Suresi 191 ayette mealen:

“Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. “Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” derler.” denilmektedir.

Yani her yerde, her şekilde dua edilebilir. Hatta ayette belirtildiği şekilde insanın her anını tefekkür ve dua ile geçirmesi makbuldür. Yolda giderken, parkta otururken, dostlarla çay içerken, işyerinde yazı yazarken, yemek pişirirken, yaratılanları, cereyan eden olayları düşünüp dua etmelidir.

Bununla birlikte Kuran ve Peygamberimiz (sas) vesilesiyle bize bildirilen dua şekilleri vardır. Bunlardan birisi hacet namazı ve hacet duasıdır. Bir şeyi çok istediğimizde, hacet namazı kılabiliriz. Aşağıda hacet namazının nasıl kılınacağı ve hacet duası yer almaktadır.

Aslında kulluk bir bütündür. Yani sadece başımız sıkıştığında veya bir şeye ihtiyacımız olduğunda değil, her zaman her yerde dua etmeli hatta dua etmeye dilimizi alıştırmalıyız.

Bir de günahkar olmanın verdiği utançla “ne yüzle Yaratandan bir şey isteyeyim” düşüncesi var. Bu düşünce yanlıştır. Ne kadar hata yaparsak yapalım, gidecek başka kapı, yalvaracak başka merci yoktur. Üstelik Rabbimiz tövbe eden, günahlarından geri dönen ve bundan sonra iyi işler yapmaya azmeden kullarını bağışlayacağını mükerrer kereler bildirmiştir. Peki biz neden rahmet kapısına sırtımızı dönüyoruz?

Hacet namazı Peygamberimizden rivayet edildiği şekilde şöyle kılınır:

Hacet namazı iki, dört ya da on iki rekat şeklinde kılınabilir. Efendimiz’den (sas) edilen bir rivayete göre hacet namazının ilk rekatında Fatiha’dan sonra üç defa Ayete’l-Kürsi, diğer rekatlarda da Fatiha’dan sonra sırasıyla birer defa İhlas, Felak ve Nas sûreleri okunur. Namazın bitiminde Allah’a hamd ve sena, Peygamber Efendimiz’e (sas) de salat ve selamdan sonra hacet duası olarak bilinen şu dua okunur:

“Allahümme innî es’elüke tevfîka ehli’l-hüdâ ve a’mele ehli’l yakîni ve münâsahete ehli’t-tevbeti ve azme ehli’s-sabri ve cidde ehli’l-haşyeti ve talebe ehli’r–rağbeti ve teabbüde ehli’l-vera’i ve irfâne ehli’l-ilmi hattâ ehâfek. Allahümme innî es’elüke mehâfeten tahcizünî an ma’siyetike hatta a’mele bi-tâatike amelen estehikku bihî rızâke ve hatt’a ünâsıhake bi’t-tevbeti havfen minke ve hattâ uhlisa leke’n-nasîhate hubben leke ve hattâ etevekkele aleyke fî’l-umûri husni zannın bike. Subhâne hâlikı’n-nûr.”

Duanın anlamı ise şöyle: “Allah’ım, Senden hidayet ehlinin başarısını, yakîn ehlinin amellerini, tevbe ehlinin öğütleşmesini, sabır ehlinin azmini, haşyet ehlinin ciddiyetini, rağbet ehlinin talebini, verâ ehlinin ibadetini, ilim ehlinin irfanını isterim ki, Senden gereği gibi korkayım. Allah’ım Senden öyle bir korku isterim ki, o beni Sana isyandan men etsin. Tâ ki, Sana itaat ile öyle amel edeyim ki, onunla Senin rızana ereyim. Senden korkarak tevbeyle Sana döneyim. Sırf Senin sevgini kazanmak için hâlis nasihat edeyim. Her işte Sana güvenip Sana dayanayım. Sana güzel zan besleyeyim. Nûrun yaratıcısı Allah’ı teşbih ederim.” Kimi kaynaklarda hacet namazının kılınma vakti yatsı namazından sonra olarak geçse de kişi kendi halet-i ruhiyesine göre anlık bir sıkıntıya düştüğünde ya da Allah’tan herhangi bir dileği olduğunda bu namazı kılabilir.

Bu yazı 934 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak