Evlilikte çocuk sonrası kavgalar

Güzel başlayan evlilikler bazen çocukla birlikte sıkıntılı bir döneme girebiliyor. Önce laf sokmalar başlıyor, sonra tahammülsüzlükler derken ailede huzur kaçabiliyor.

Peki gözümüzün nuru bebeğimizin doğumuyla neler değişti? Ya da yaşanan kavgaların çocukla ilgisi olabilir mi?

Eşim artık benimle ilgilenmiyor!

Çocuğun doğumuyla birlikte hanımların en büyük sorunu bu oluyor. “Eşim artık benimle ilgilenmiyor”. Acaba hak ettiği ilgiyi göremeyen anne mi yoksa hamilelik bittiğine göre kaldığımız yerden devam edebiliriz diyen baba mı haklı?

Hamilelik eşler için ekstra sorumluluk ve fedakarlık gerektiren bir dönemdir. Genellikle eşler bunu bilir ve ona göre hareket ederler. Baba adayı eşinden ilgisini esirgemez. Anne adayı babanın maddi manevi desteği ile zorlu hamilelik sürecini geçirmeye çalışır. Hamilelik sonrasında çoğu babanın saplandığı yanlış bir düşünce vardır:

”Hamilelik bittiğine göre kaldığımız yerden devam edebiliriz”

Halbuki bu pek de doğru bir düşünce değildir. Çünkü anne tamamıyla dışa bağımlı olan bebeğe bakmak zorundadır. Yani annenin sorumlulukları hamileliğe göre azalmamış aksine artmıştır. Aynı zamanda lohusa sendromu gibi duygusal dengesizlikler yaşamaktadır. Annenin en fazla kıymet verdiği şeylerden biri olan vücudu bozulmuş, “tekrar eski halime döner miyim?” düşünceleri beynini kemirmektedir.

Ayrıca çocuğun doğumuyla çevrenin anne üzerindeki ilgisi aniden azalmıştır. Anne bu kadar sıkıntının içerisinde bir de “Acaba iyi bir anne olabilecek miyim, ya yanlış bir şeyler yaparsam ?” stresini yaşamaktadır.

Babanın böyle bir dönemde ilgi ve desteğini anneden çekmesi hem anneye hem de evlilik ilişkisine zarar verecektir. Çocuk sonrası dönemde annenin baba tarafından ihmal edilmesi aradaki sevgiyi azaltacağından çiftleri evlilikte “kavgalı” bir döneme sokacaktır.

Adaletsiz sorumluluk paylaşımı kavgaya davetiye dağıtır.

Annelik içgüdüsü annede doğal olarak bulunur. Anne bu içgüdüyle çocuğunu en iyi şekilde büyütmeye çalışır. Bu, çocuksuz döneme göre annenin sorumluluklarının birkaç kat artması demektir. Maalesef babalık içgüdüsel değil sonradan öğrenilen bir şeydir. Yani babalar öğrenebildiği kadarıyla babadır.

Baba çocuk bakımıyla ilgili sorumluluklarını yeterince yerine getiremezse, hayat kalitesi düşen anne mutsuz olacak, bunun acısını da babadan çıkaracaktır.

Değişen dengeler

Çocuğun doğmasıyla birlikte artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Anne sevgisini çocuğu ile eşi arasında paylaştıracaktır. Gerçeği söylemek gerekirse babanın karşısında da eskisi kadar fit olmayan anne vardır ve bu kişi sevgiliden ziyade “anne” kimliğindedir.

Bu nedenle çocuk doğumundan sonra eski romantizmi yakalamak zor olacaktır. Bu dönemde çiftler birbirini eskiye nazaran ilgisizlikle ve sevgisizlikle suçlarlar.

Halbuki yaşananlar doğal bir süreçtir. Bu dönemde “aşk”ı tetikleyen hormonlar azalmış yerine “ebeveyn” sorumlulukları gelmiştir. Bu dönemi sıkıntısız bir şekilde atlatmak için karşılıklı saygı ve anlayış gerekir. Çiftler şimdiki durumlarını ilk evlilik günleri ile kıyaslamak yerine aralarında “aşk”ı “kuvvetli sevgi” ve “hayat arkadaşlığı”na dönüştürmeye çalışmalıdırlar.

Eldeki kuş sendromu

Çiftler tanışmalarından itibaren birbirini elinde tutmaya çalışırlar. Ta ki çocuk doğana kadar. Çocuk çiftleri birbirine daha da bağlar. Ama aynı zamanda çiftlerin gaflete dalmalarına da yol açabilir. Çiftlerce çocuğun varlığı evliliğin teminatı görülerek, evliliğin idamesi için gerekli çabanın gösterilmemesi kavgalara zemin hazırlar. Halbuki sorumluluğun arttığı bu dönemde çiftler birbirine eskisine nazaran daha fazla destek olmalı, sevgisini daha fazla göstermelidir. Özellikle babanın, çocuğun doğumuyla formunu kaybeden, sorumlulukları artan anneye karşı çok nazik ve ilgili olması gerekir.

Kim suçlu?

Çocuğun doğumuyla hayata dair sorumlulukları artan, bu nedenle de yaşamı zorlaşan çiftler kavgaya meyilli hale gelebilirler. Kavgalarda çiftler birbirini suçlarlar. Karşınızdakini suçlu kendinizi suçsuz gösterme çabası kavgayı daha da körükler. Evlilikte mutlu olmak istiyorsanız karşınızdakini suçlamak yerine onu mutlu etmeye çalışmalısınız. Çünkü mutsuz olan eş asla diğerinin mutlu olmasına müsaade etmeyecektir.

 

Bu yazı 624 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak