Eşimi kendime nasıl bağlarım?

Eşim bana ne kadar bağlı diye sorar mısınız? Aldatmadığı sürece bana bağlıdır mı dersiniz yoksa? Peki eşinizin sizi aldatmadığını nereden bileceksiniz? Ya da aldatmak nedir? Sadece zina yapılınca mı aldatma olur yoksa eşinizin gönlünün birine kayması aldatma için yeterli midir?

Konuyu başka yönden ele alalım. Eşiniz sizi aldatmıyorsa size bağlı mı demektir? Konu dönüp dolaşıp eşinizin size bağlılığına geliyor. Eşinizin size bağlı olduğuna inansanız kafanız oldukça rahat olacak değil mi?

Peki eşinizi kendinize bağlayacak formüller ister misiniz? Bu formüller ne uzun uzun felsefi olsun ne de o derse he deyin gibi klişe. Kısa ve işe yarar olmalı bu formüller.

İşte size “Eşimi kendime nasıl bağlarım” formülleri..

Onun mutluluğu sizin mutluluğunuz olsun

Bir ilişkide birinin mutluluğu diğerinin mutsuzluğuna bağlı ise ilişkinin yakın bir zamanda duvara toslayacağı aşikardır. Bu nedenle eşinizle “kazan-kazan” türü bir ilişkiniz olmalı. Onun mutluluğu sizin mutluluğunuz, onun hüznü sizin hüznünüz olmalı. Eşinize isteklerinizi kapris yoluyla anlatıyorsanız, önce kendinizi düşünüyorsanız eşiniz zamanla sizden soğuyacaktır. Karar verirken bencil olmayın eşinizin de mutluluğunu düşünün.

Monotonluk aşkın düşmanıdır

Tekdüze bir hayat tarzınız varsa her gün aynı şeyleri yapıyorsanız bir süre sonra sıkılmaz mısınız? Hem yaşadığınız hayattan hem de hayatı paylaştığınız kişiden sıkılırsınız. Eşinize ara sıra sürprizler yapın, yaşamınıza farklılık katın. Bayanların aklına farklılık denince ilk akla saçı başı değiştirmek veya giyim kuşam alışverişine çıkmak gelir. Sizce bu işe yarar mı? Erkekler için bu yapılanlar sadece ekstra masraf anlamına gelebilir. Erkekler rutinin dışına çıkma konusunda kadınlardan daha da başarısızdırlar. Çünkü onlar alışkanlıklarını severler. Ara sıra gittiğiniz bir yere yeniden gitmek bile erkekler için “farklı” bir etkinlik sayılır. Ama kadınlar için sayılmaz.  Demek ki çoğumuz rutinin dışına çıkmak konusunda başarısızız. Rutinin dışına çıkmak için illa ki bangi jumping yapmak veya eşinizle değişik bir otelde sevişmek mi lazımdır? Tabi ki hayır!

Bayanlar değişik bir yemek tarifi deneyerek veya daha önce bilmediği kamasutra tekniğini öğrenerek işe başlayabilirler. Beyler ise daha önce yapmadığı bir şeyler yapsın. Örneğin eşine sürpriz için tatil organizasyonu yapsın, eşi o tarihte başka işim var derse de ikiletmeden organizasyonu iptal etsin. Erkekler için ayarladığı organizasyonun eşi tarafından beğenilmemesi kabul edilebilir değildir. Böyle bir durumda karısına “Tamam hayatım öyle olsun” diyebilen erkek gerçekten rutinin dışına çıkabilmiş demektir.

Eşinizin beklemediği şeyleri yapın. Örneğin evin hanımı fanatik kocasına “Haydi beni maça götür!” desin. Evin erkeği eski fotoğrafları derleyip albüm yapsın eşine hediye etsin. Üstelik hiçbir anlamı olmayan bir günde. Erkeğin yılbaşı, doğum günü, dargınlık sonrası gibi bir durum olmadan durduk yere eşine hediye alması hatta dükkanlarda satılmayan bir şeyi hediye etmesi sıra dışı bir şeydir. Monotonluktan sıyrılın ki eşiniz hala keşfedemediği özellikleriniz olduğunu bilsin, aşkın büyüsü sürsün.

 Eşinizin size bağlanmak için nedeni olsun

Eşinizi elinizde tutmak için çok çaba harcıyorsunuz ama yine de adam kaydı kayacak. Böyle bir durumda belki de “diğer kadınların benden farkı ne ?” diye soruyorsunuzdur. Asıl sormanız gereken “benim diğerlerinden farkım ne ?” olmalıdır. Güzel misiniz, sizden güzeli var. Ortak çocuğunuz mu var, başkasından da çocuk yapabilir. Yatakta iyi misiniz, diğerlerinin daha iyi olmadığını nereden biliyorsunuz?

Eşinizi elinizde tutmanız için mutlaka sizin başkalarından bir farkınız olmalıdır. Belki pilakiyi iyi yapıyorsunuzdur, belki cilvelisinizdir. Mutlaka küçük yada büyük bir artınız olmalı diğerlerinden. Bu sizin tercih sebebinizdir. Güzellik ve cinsellik hiçbir zaman eşinizi elinizde tutmanızın garantisi olamaz. Mutlaka eşinizi kendinize bağlayan bir özelliğiniz olmalı.

İyi bir yol arkadaşı mısınız?

Evlilik bir takım oyunudur. Sadece romantizm yemek ve seks değildir. Acıları ve tatlılarıyla, hatta maceralarıyla bir bütündür. Evliliği iyi sürdürebilmeniz için eşinizle uyumunuz ve birbirinize desteğiniz iyi olmalı. Eşinizi zaman zaman yüzüstü bırakıyorsanız, uyum problemleri yaşıyorsanız pratik formüllerle evliliğinizi kurtaramazsınız. Kendinize düşen sorumlulukları yerine getirmeniz destek olunacak zamanlarda eşinize destek olmanız çok önemlidir.

 Onun hayatını çalmayın !

Erkekler evlilikte en fazla karısının dırdırından şikayet eder. Kadınlar ise buna dırdır demek yerine konuşma ihtiyacı, evin ve evliliğin sorunlarını ele almak veya derdini anlatmak derler. İşin gerçeği dırdır sadece dırdır olarak tanımlanmalıdır. Boşanma gerekçelerinde hiçbir zaman dırdır lafı geçmez ama çoğu yuvayı dırdır yıkar. Çünkü dırdır çözüme kavuşmayacak bir konunun tekrar tekrar ele alınıp kişinin ömründen çalınmasıdır. Dırdır konusunda hem erkek hem de kadın sorumludur. Erkek sorunlara ilgisiz kalmakla basit konuların dırdır haline sebep olmaktadır. Kadın ise meselenin çözülmeyeceğini bile bile aynı konuyu açarak her gün keyfe limon sıkmaktadır. Sonuçta dırdır çiftleri hızlı yaşlandırır. Kocasını kendine bağlamak isteyen kadınlar dırdırdan uzak durmalıdırlar. Hiçbir erkek laf bombardımanına tutulacağını bile bile evine güle oynaya gitmez. Fırsatını bulursa da kaçacak yer arar. Karısını elinde tutmak isteyen erkekler bilmelidirler ki bir evde dırdır varsa bu büyük ölçüde erkeğin eksikliğinden kaynaklanır. Bu nedenle eşlerini dinlesinler ve sıkıntılarını gidersinler ki  yeniden aynı konu defalarca açılmasın. Aksi takdirde dırdır yapacak birisini bile bulamayabilirler evlerinde!

Eşinizi kendine bağlamanız için daha nice yollar vardır. Ama siz yukarıdakileri yapsanız kafi. Ha derseniz ki “yaptım ben bunları ama nafile” işte o zaman gönüle saygı duymak gerekir. Ne demişler aşkın gözü kördür. Eşiniz başkasına tutulmuşsa işiniz zordur!

 

Bu yazı 1297 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir adet yorum var.

  1. Zeynep dedi ki:

    Peki ya eşinize hiç güvebmiyorsanız size hep yalan söylüyor sa

Bir yorum bırak