Çocuk gözüyle yaşam

Geçenlerde kızımla baba kız pikniği yaptık. Evde köfteleri kızartıp hamburger ekmeğine koyup yakındaki parka gittik. İtiraf etmek gerekirse çakma hamburgerlerimizin şekli şemaili pek de düzgün olmadı. “Olsun baba, tadı nefis” dedi kızım. Hamburgerleri sardığımız Alüminyum folyoları da birleştirip küçük bir top yaptık. Çakma topla da epeyce oynadık.

Aslında plastik top da götürmüştük ama havası biraz inmiş. “Olsun baba böyle de oynanıyor” dedi kızım. Bir güzel voleybol oynadık. Oynarken de ağacın tepesinde kaldı top. Topu aşağıya indirme çabası başka bir eğlence konusuydu.

Daha sonra ip atlayacaktık ama ipi tutmak için bir kişi daha lazımdı. İpin bir ucunu ağaca bağlayıverdik. Velhasıl hiçbir şey tam değildi o gün ama eğlendik. Çocuklar hayata büyüklere göre daha iyimser bakıyor. Yaşamın içinden işine yarayanları çekip alarak hayattan zevk alıyor. Büyüklerin yaşamı ise kasvetli. Kazanmak veya kaybetmek, sahip olmak veya mahrumiyet yaşamak arasında gelip giden ciddi ama renksiz hayatlar. Acaba çocuklarımızı kendimize benzetmek yerine biraz çocuklaşsak fena mı olur? Ufak tefek şeylerden çekişip durmaz, hayattan keyif almayı öğrenirdik..

İbrahim YALAVAÇ

 

Bu yazı 434 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak