Çocuğunuza sınır koyma

Paylaş
 

Çocuğa sınır koyma konusunda ailelerin kafası oldukça karışık. Çocuğun özgüveninin artması ve özgür bireyler olarak yetişmesi için sınır koyulmaması veya belirgin yasakların koyulmamasını savunanlar da var çocuğun terbiye edilmesi için sınırların şart olduğunu savunanlar da var. Peki hangisi doğru ?

Bu sorunun cevabı şu;

“Çocuğunuza kesinlikle sınır koymalısınız”

Neden mi ? Çünkü ;

-Çocuğa sınır koymak hayatta bazı kuralların olduğunu hatırlatır. Bu sadece yasaklamalar anlamında değildir. Çocuk iyi bir şey yaptığında veya kurallara uyduğunda bunun faydalı olduğunu da kavrayacaktır. Yani sınır koymak çocuğunuza emniyet hissi verir. “Sıcak sobaya elimi sürmezsem yanmam”, ”Yeşil ışıkta geçersem arabalar bana zarar veremez” gibi. Yani kurallar ve sınırlar çocuğa emniyetli yolu gösterir.

-Çocuğa sınır koymak onu disipline alıştırır. Düzenli olmak ve kurallara uymak başarının anahtarlarındandır. Ayrıca kurallara uyan bireyler topluma hızlı uyum sağlarlar. Bu da çocuğun başkaları tarafından daha kolay kabul görmesini ve sosyal becerilerinin artmasını sağlar.

-Çocuğa sınır koymak onun sorumluluk bilincine kavuşmasını sağlar. Sınır koyulduğu zaman çocuk kendine sunulan alternatiflerden birini seçer ve uygular. Kural dışına çıkılmasının aleyhine olduğunu bilir.

-Sınır koymak aile içi kavgaları da azaltır. Çünkü herkes ne yapıp yapmaması gerektiğini bilir, ona göre hareket eder. Başına buyruk bireylerin yaşadığı ailelerde ise kaos ve kavga, anarşi hakimdir.

Çocuğa sınır koyma nasıl yapılmalı ?

Öncelikle her birey ve her aile farklıdır. Toplumlar da birbirine göre farklıdır. Çocuğa sınır koyarken bu realiteler çerçevesinde olmalı.  Çocuğun hangi alışkanlıkları kazanması gerekiyor ? Nelerden uzak durması gerekiyor ? Bunlar belirlenmeli ve çiftler ortak hareket etmeli. Çiftler arasında tutarsızlık olursa çocuğun gerekli terbiyeyi alması mümkün değildir.

Sınır koymak demek çocuğa askeri disiplin vermek değildir, katı kurallar koymak da değildir. Koyulan kurallar basit veya hafif olsa da bunda bir süreklilik olmalıdır. Çocuğa koyulan kurallar mantıklı olmalı ve uyulmadığında çocuğun zarar göreceği ona uygun bir dille anlatılmalıdır.

Çocuğa kurallar bir şeyleri kırıp döktükten sonra veya yapılan bir yaramazlığın üzerine değil, normal bir zamanda anlatılmalıdır. Söyleme tarzı ise konuşma tarzında olmalıdır. Azarlama yolu ile kural koyulmamalıdır.

Çocuğa sınır koyma özgüveni azaltır mı?

Bu konuda en büyük çekince budur. Başkaları tarafından konulan kurallarla yaşamaya alışkın birisi iş başa düşünce kendi göbeğini kesebilecek mi ? Kurallarla yaşamaya alışkın birisi daha sonra özgür düşünce yapısına sahip olabilecek mi, alternatiflerin bittiği bir yerde kendi yolunu açabilecek mi?

Çocuğa sınır koyarken bu hususları da düşünmek gerekir. Üniversiteyi yarıda bırakıp daha sonra kurduğu işle çok başarılı olan yığınla insan vardır. Bu insanlar sıra dışı insanlar olarak tabir edilir, çünkü daha önce yapılmayanları yapmışlardır. Fakat burada unutulmaması gereken husus bu insanların üniversiteye kadar geldikleri ve başarısızlıktan değil seviyelerinin üniversite hocalarının üzerinde olması nedeniyle üniversiteyi bıraktıklarıdır.

Yani yeni bir şey keşfedene kadar kurallara ve disipline sadık kalmışlardır. Bilim adamlarının tamamı aslında birer disiplin abidesidir.

Özgüveni azaltmadan sınır nasıl koyulur ?

Çocuğa sınır koyarken  genel olarak kuralları bildirmeli, özel hususlarda inisiyatif alması sağlanmalıdır. Örneğin çocuğa odasının düzenli olması gerektiği anlatılmalı, kalemlerin hangi rafa, kitapların hangi rafa konacağını çocuk belirlemelidir.

Çocuğa sürekli ne yapması gerektiğini koymak “sınır koymak” değildir. Bu onu sadece sürü psikolojisine sokar. Çocuğa getirilen sınırlamalar kati ama genel olmalıdır. Mesela kural şu olmalıdır. “Birisinin yatak odasına izinsiz girilmez” Çocuk anne-babasının mı yoksa kardeşlerinin mi odasına izinsiz girilmez, bu konuda tereddüte düşmemelidir. Kendi yatak odasına izinsiz girildiğinde de bunu hatırlatarak, kuralın ihlal edildiğini söyleyebilmelidir.

Ayrıca konulan kurallar keyfi veya mantıksız olmamalıdır. Bu sizin çocuğa dayatma yaptığınız manaya gelir. Her kuralın bir nedeni olduğunu bilen çocuk kurallara uymada daha sadık olur. Ayrıca olayları sorgulama ve haksızlıklara uğradığında itiraz etme yeteneği gelişir.

Bu yazı 216 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

ibrahim saraçoğlu kürleri