Aşk hikayelerinin kahramanı Leyla!

Bütün şikayetim Leyla’dan yana… Leyla ki geceden almıştır adını yahut geceye adını vermiştir. Bu yüzden soğuk bir gecede gurbete gitmiş gibi olurum Leyla’nın zifiri gözlerine bakınca… Ve dahi bu yüzden olsa gerek Leyla’nın gecelere sığmayan hali…

Aşkın ağırlığı omuzlarıma bindikçe incecik dallarım yerlere eğilirken, senin kibrin dağları aşmış Leyla! Latif bir ruh idim içine girerken. Rabbim istedi diye aşık oldum çamurdan yaratılmış bedenine. Nefsi emarenin dehlizlerinde bir tutam ışık bulurum diye avundum durdum. Sen ki bütün kötülükleri temsil ediyorsun. Kibirden yana ne varsa senden taraf… Bir bulsam yolumu, bir kurtulsam senden, seyr-i fillah denen kutlu yolculuğum başlayacak.

Canı veren Allah almasını da bilir. Aşkı veren de o olduğuna göre, almayacağının garantisi var mı? Seni sevdim diye Mecnun’um sanma… Çöle düştüm diye sana düştüm sanma.. Düşmez kalkmaz bir Allah… Sırf gözlerinin ziftine bulanmış olabilirim. Bu karanlığı gözlerinden  çekip aldıklarında güneşli bir güne uyanabilirim. Aydınlık bir sabahta, içinden gecesi çıkarılmış bir ney gibi boşalmış bomboş cesedini bulabilirler.

Mağrurlanma Leyla, senden büyük Allah var.. Her şeyi var eden , her varlığı her an varlıkta durduran hep O’dur. Kullardaki üstün ve iyi sıfatlar onun lütfu ve ihsanıdır. Hayatımız, aklımız, bilgimiz, gücümüz, görmemiz, işitmemiz, söylememiz, sevmemiz, aşkımız hep O’ndandır.Saymakla bitmeyen çeşitli nimetleri, iyilikleri, seni, beni yaratan hep O’dur. Seni bana güzel gösteren, sevdiren, seviştiren O’dur.

Dünya sana da kalmaz Leyla! Bir gün gelir, geriye dönüp bakarsın ve anlarsın ki ömür; bir elif miktarıymış. Leyla da olsan bir hiç olduğunu anlarsın. Mecnun’dan yana ne varsa hep yalan olduğu yüzüne vurulur. Elinde avucunda sadece bir ah kalmış olabilir. Ne ektiysen onu biçmiş olabilirsin nihayetinde.

Ben sana bir yudum su ol dedim Leyla! Sel olup bendimi yık demedim. Su dediğin mütevazı olur. Yere yakın olur. Ferahlık verir. Besleyicidir… Su dediğin haddini bilir. En fazla iki hidrojen, bir oksijen olduğunu unutmaz. İçerisindeki onca yanıcı ve yakıcılara rağmen söndürücü olmayı tercih eder.

Leyla!Su da akıcıdır, aşk da..Ancak, su akarak kurumuş toprakları şenlendiren, aşkın lavları denizleri bile kurutur. İkisi de çoğaldıkça tehlike arzetmeye başlar. Biri boğmaya hazırdır, diğeri yakmaya dünden razı… “Su insanı boğar, ateş yakarmış” derken şair, biraz geç de olsa bunu fark etmiş olmalı. Ancak suyun boş yere akmasına, aşkın boş yere yakmasına izin vermek de neyin nesi…

Bir gün gelir, her şey susar Leyla! Her şey susar ve sadece ölüm konuşur. İnna lillah ve inna ileyhi raciun. Bir serçenin çınar yaprakları arasında kayboluşu gibi aniden kaybolur insan. Uzun bir yola uğurlanır. Acıyla görürsün ki kurduğun geniş sofranın yemekleri yenmiş ve herkes gitmiş. Gülümseyerek baktığın söğüt dalları başını eğip, sırtını dönmüş. Geride kalan bir Mecnun’a muhtaç olmuşsun…

Bu yazı 593 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak