Amelde kampanya: Bir kere işleyin sürekli sevap kazanın!

Günaha girmenin kolay olduğu, doğru yolun üzerinde türlü türlü engeller bulunduğu günümüzde az bir amelle bol sevap elde etmeyi istemez miydiniz? Düşünün ki güne başladığımız andan kafamızı yastığa koyana kadar sürekli günahlarla boğuşuyor, günahın birinden kaçıp öbürüne yakalanıyoruz.

Belki günah işlemek istemiyoruz ama, şeytan dürtüyor ne yapsak bir şekilde günaha batmışız. Mizan terazisinde sevaplarımızın ağır gelmesi için sağlam bir iman, çokça da hayırlı amel gerekiyor. Fakat günahlar yağmur gibi yağıyor, sevaplar ise tek tek…

Şöyle kolay yoldan bol sevap kazanma yolu olsaydı ne iyi olurdu değil mi? Bir kere hayır işleyeceksiniz, o size sürekli sevap getirecek. Bire milyon veren yatırıma balıklama atlardınız değil mi? Peki amelin de böylesi var desek inanır mısınız?

Üstelik icabet saati aramak yok! Mübarek gün, ay beklemek yok!

Bir kere işleyin her saniye getirisinden faydalanın!

Bir hadisi şerif aktararak bizi koruyup kollayan, sahip olduğumuz her şeyi veren, bizi bağışlamak için vesileler oluşturan Allah (cc) ın bizim kurtuluşumuz için teklif ettiği rahmet kampanyasını anlatalım:

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:

“İnsan vefat edince amel, ibâdet, hayır ve hasenatının sevabı kesilir. Yalnız üç şeyin sevabı devam eder. Sadaka-i cariye, bıraktığı eser veya yetiştirdiği ilim talebesi, hayırlı evlat.”

1.Sadaka-i câriye: İnsanlar başta olmak üzere canlıların ihtiyacını gören bütün yapı ve tesisler; Yaptırdığı, yapımına vesile olduğu, iştirak ettiği cami, okul, çeşme, köprü, kuyu, diktiği ağaç buna örnek verilebilir.

2. Eser veya talebe: İnsanların yararlanacakları eser (kitap, icat, film vs) meydana getirmek veya topluma yararlı ilim adamları, talebeler yetiştirmek.

3. Hayırlı evlat: Kendine ve topluma yararlı, mümin bir evlat.  Arkanızdan size dua edecek, yaptıklarıyla size hayır dua ettirecek cinsten.

Başka bir hadisi şerifte “Kıyâmet kopsa, yani kıyametin büyük alâmetleri çıkmış olsa o zaman elinizde bir hurma fidanı bulunsa onu dikmeye bir mâni yoksa derhal dikiniz.” denilmektedir.

Ne diyorsunuz bu teklife? Bize sorarsanız taksi plakası satın almaktan bile karlı ve süreklilik arz eden bir yatırım.

Özellikle ağaç dikme konusu cazip değil mi? Kıyamet kopacağı anda bile ağaç dikin demek, diktiğiniz fidanın zahiri meyveleri toplamadan bile batıni meyvelerinden istifade edeceksiniz demektir. Çağımızda yaşadığımız kuraklık, sel gibi iklim sorunlarını düşündüğünüzde oldukça çevreci bir teklif.

Görülüyor ki insanların hayrına olan tesislerin yapımına ufak dahi katkıda bulunmak, değerli ilim adamlarının yetişmesine vesile olmak sonsuz hazinelerin kapısını bize açıyor. Özelikle de imanlı ve nitelikli nesil yetiştirmeye çalışmak herkesin görevi olmalı.

Bunun tersine çivi çakmayıp başkalarını eleştirenlere ne demeli? Bunlar rahmet deryasından nasiplenemedikleri gibi başkalarına da engel oluyorlar. Rabbimizin bizi tanıdığı cazip kampanyaları görmezden gelip, kısır döngülere su taşımak akılsızlık değil mi?

 

Bu yazı 525 kere okundu.
  • Site Yorum

2 adet yorum var.

  1. Ne kadar para o kadar sevap! - Haber, Güncel Haberler, Gündem, Haberler | Haber, Güncel Haberler, Gündem, Haberler dedi ki:

    Bu ibadeti hakkı ile yerine getiren her Müslüman diğer ibadetlerde olduğu gibi sevap kazanır

  2. Haberler dedi ki:

    Aldığın kurbanın fiyatı oranında sevabın artar, ne kadar pahalı kurban o kadar sevap kazanırsın

Bir yorum bırak